Türk Ticaret Kanunu’nda sigorta poliçesi aşağıdaki gibi tarif edilmektedir.
MADDE 1401- (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile
ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde
bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da
hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde
bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.
Buna göre sigorta, sigorta şirketi ile sigortalı arasında kurulan hukuksal bir sözleşmedir. Müşterilerin sigorta mevzuatına hakimiyetinin kusursuz olmasını beklemek haksızlık olacaktır. Bu nedenle ki sigortacılık mevzuatı genelde tüketiciyi korur; ancak buna güvenerek işi şansa bırakmamak gerekir. Zira uzayan hukuksal süreçler müşteriler açısından finansal kaybı, piyasa ve repütasyon kaybını beraberinde getirir.
Bir sigorta programının nasıl kurgulandığı hasarda tecrübe edilir, poliçeler kötü günde müşterinin bilançosunu korumak için vardır. Bazen poliçede yazan tek kelime hukuksal anlaşmazlıklara zemin hazırlayabilir, müşterinin uluslararası bir operasyonunda yanlış yönlendirilmesi sonucu yerel mevzuata uyumsuzluk vergi ve lisans cezaları ile neticelenebilir. Bütün müşteriler için kullanılan tek ve aynı wording ile güçlü bir risk yönetimi yapılması imkansızdır. Sigorta programı dizaynında teknik bilgi birikimi, müşteri sektörüne ve risk detaylarına hakimiyet, global sigorta uygulamalarının bilinmesi, hasar tecrübesi, Türk Ticaret Kanunu’na ve sigortacılık mevzuatına hakimiyet ve sigorta şirketi perspektifinden düşünebilmek müşteri lehine sonuçlar doğuracaktır.
Bütün bunların olabilmesi için müşteriyi temsil eden aracı kurumun ekibinin deneyimi son derece önemlidir. Aracı kurumların katmadeğeri müşterinin gerçekleri, riskleri ve sektörü ile karmaşık sigortacılık mevzuatı arasında köprü olmaktır. Galata Reasürans ve Sigorta Brokerliği’nde en iddialı olduğumuz husus; teknik bilgi birikimi, mevzuat hakimiyeti, hasar ve reasürans tecrübesi ile yapılan program dizaynıdır.
Sigorta şirketleri, acenteler ve brokerlerin reasürans kapasitesi gerektiren işlerinde
ihtiyari plasman yapısına karar verilmesi (bölüşmeli, hasar fazlası, melez programlar)
ve reasürans piyasalarının seçimi kritik önemdedir. Bu seçimlerde; gerek duyulan
kapasite, hedef fiyat ve şartlar, sedan şirketin reasürörlerin finansal gücü (security)
ile ilgili beklentisi gibi parametreler göz önünde bulundurularak strateji
oluşturulur.
Reasürans konusunda 25 yıllık deneyimimiz, reasürörler ile iyi ilişkilerimiz sayesinde
zaman kaybı yaşatmadan partnerlerimize ihtiyari reasürans alanında destek oluyoruz.
Trete reasüransında sigorta şirketinin finansalların, underwriting stratejisinin yorumlanması ve reasürans piyasasına sunulması önemlidir. Aksi takdirde sigorta şirketi piyasanın genel trendi doğrultusunda reasürans piyasasında muamele görecektir. Sigorta şirketi finansalları, değişen iş kabul stratejileri (re-underwriting) ve modelleme sonuçlarını yorumlamak konusundaki tecrübemiz ve reasürörler ile olan iyi ilişkilerimiz sayesinde trete reasüransında sedan müşterilerimize katma değer sunuyoruz.
Artan doğal afet kapasitesi fiyatları ve Türkiye için daralan kapasiteler, modelleme ve koruma konusunda artan regülasyonlar nedeniyle modellemenin doğru yönetilmesi gittikçe önem kazanmaktadır. Buradaki en önemli aşama reasürans brokerinin verileri kontrol etmesi, yorumlaması ve veri yönetimi anlamında sigorta şirketini stratejik şekilde yönlendirmesidir. Farklı veri kuruluşları ile olan işbirliklerimiz ile hızlı ve özenli hizmet ile sigorta şirketlerinin hem doğru korumayı almasını hem regülasyon anlamında yeterlilik sağlaması adına partnerlerimize destek sunuyoruz.
Bir sigorta poliçesinin ne kadar iyi yapıldığı hasarda test edilir. Özellikle rakamsal
olarak büyük hasarlarda taraflar sigorta sözleşmesini farklı yorumlayabilir, hasarın ve
sigorta sözleşmesinin yorumlanması için süreç gereği 3. taraflar devreye girer.
Poliçeler ne kadar iyi dizayn edilmiş olursa olsun geçen zaman sigortalı aleyhine işler,
repütasyon ve piyasa kaybı gibi bazı hususlar sigorta tazminatına konu değildir.
Taraflar kötü niyetli olmasa da hasar süreçleri uzayabilir.
Sigorta sözleşmeleri başta aşağıdakiler olmak üzere pek çok mevzuata tabidir: